29 Haziran 2017 Volkan Kurtaran

Kürtaj Nedir?

KÜRTAJ NEDİR?

Kürtaj veya daha doğru tabiriyle “küretaj”, kelime anlamı olarak “kazımak” demek olmakla birlikte, tüm rahim içinin temizlenmesini ifade eden bir tıbbi işlemdir.

Genel anlamda rahim içinde istenmeyen veya sağlıksız bir gebeliğin sonlandırılması işlemine kürtaj veya tıbbi tahliye denir. Tıbbi literatürde gebelik terminasyonu, gebelik sonlandırılması veya dilatasyon-küretaj (D&C) olarak da geçer. Halk arasında gebelik sonlandırma, bebek aldırma, çocuk aldırma gibi tabirler de kullanılmaktadır.

KÜRTAJ NE İÇİN YAPILIR?

Kürtaj en çok gebelik sonlandırılması için uygulanır. Ancak, rahim içinde bir kanama ya da anormallik olduğu durumlarda da yapılabilir. Buna halk arasında “parça almak” denir. Örneğin gebe olmayıp uzun süreli ve fazla adet gören kadınlara da kürtaj yani rahim içi temizliği gerekebilir. Buradaki işlemin adı tanısal amaçlı yani “Probe Küretaj” dır. Yapılan kürtaj sonrası kanama kesilir ve alınan rahim içi dokusu patolojiye gönderilerek kanamanın nedeni araştırılır. Yani yapılan işlem ile hem tanı hem de tedavi bir arada yapılmış olur.

Kürtaj ayrıca, düşük yapan kişilerde rahim içinde eğer gebeliğe ait parçalar kaldıysa, yani gebeliğe bağlı rahim içi materyal tam olarak atılamadıysa bunları temizlemek için de yapılabilir. Bu işlemin adı “Retansiyone küretaj” olarak anılır.

Unutulmamalıdır ki; “Kürtaj hiçbir zaman bir aile planlaması yöntemi değildir”. 
İstenmeyen gebelikleri önleyebilmek için öncelikle modern aile planlaması yöntemleri etkin bir şekilde uygulanmalı ve her şeye rağmen istenmeyen bir gebelik ortaya çıkmışsa son çare olarak kürtaja başvurulmalıdır. İstenilen sayıda çocuk sahibi olmak kürtaj ile değil etkin aile planlaması yöntemleri ile gerçekleştirilmelidir.

ÜLKEMİZDE YASAL DURUM NEDİR?

İstenmeyen gebelik varlığında, ülkemizde kanunlara uygun olarak 10. gebelik haftasına kadar kürtaj yapılabilir (legal küretaj).

Gebelik haftası, ilişkiye girildiği günden itibaren değil, son adet tarihinin ilk (başlangıç) gününden itibaren hesaplanır. Gebelik bu gebelik haftasının daha üstünde ise anne ve babanın rızası olsa bile yasal olarak yapılamaz.

Eğer hasta evli ise eşinin de rızası alınır, evli değil ama 18 yaşın üzerinde ise sadece kadının isteği doğrultusunda gebelik sonlandırılabilir. 18 yaş altında ise ebeveynlerin onayı gerekmektedir.

10. Gebelik haftasından sonra ise ancak bebekte yaşamla bağdaşmayan ciddi anomali olması durumunda veya annede hayatını riske atan; şiddetli bir kalp, böbrek, karaciğer hastalığı veya hipertansiyon gibi ciddi hastalık varlığında veya gebelik için zararlı olabilecek ilaçlar kullanması gereken durumlarda “anne hayatı düşünülerek” gebelik haftasına bakılmaksızın gebelik sonlandırılabilir.

Bebekte yaşamla bağdaşmayan veya doğduktan sonra yaşamını büyük ölçüde etkileyecek bir problem olduğu ultrason veya tarama testleriyle tesbit edilirse “bebek hayatı düşünülerek” gebelik tahliye edilebilir.

Her iki durumda da yapılan işlem tedavi edici yani “Terapotik küretaj” olarak anılır. Bunun için en az üç hekim imzası gerekmektedir.

Kürtaj için son sınır ise bebeğin bu işlem ile çıkarılamayacak döneme gelmesine kadardır. Anne veya bebek sağlığını tehdit eden bir zorunluluk olduğunda, 14-15’inci haftaya kadar yapılabilirse de, bu haftadan sonra bebeğin oldukça gelişmesi, çıkarmanın zorlaşması ve komplikasyon ihtimalinin artması sebebiyle yapılamamaktadır. Bu haftadan sonra bebeğin alınmasını gerektiren bir durum söz konusu ise vajinal doğum yaptırılması sonrasında rahim içinin temizlenmesi gerekmektedir.

KÜRTAJ ÖNCESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

  1. Kürtaj her bakımdan bir “cerrahi bir girişim” Ancak konusunda ehil ve tecrübeli kişiler tarafından uygulandığında riskleri oldukça azdır.
  2. İşlem öncesinde, yapılan bir ultrason değerlendirmesi ile gebeliğin büyüklüğü (doğru gebelik haftası) ve rahim içindeki yerleşimi (lokalizasyonu) tam olarak belirlenmeli ve hastanın tıbbi öyküsü alınmalıdır. Daha sonra yapılacak işlemle ilgili olarak hasta detaylı ve net bir şekilde bilgilendirilmeli ve hastanın psikolojik yönden rahatlaması sağlanmalıdır.
  3. Kadının önceki gebelikleri ve doğum şekilleri mutlaka sorgulanmalıdır.
  4. Kadının bir sistemik hastalığının olup olmadığı, herhangi bir ameliyat geçirip geçirmediği, varsa sürekli kullandığı ilaçları ve alerji öyküsünün olup olmadığı kaydedilmelidir.
  5. Kadının ve eşinin kan grubu belirlenmeli, eğer kadının kan grubu negatif, eşininki pozitif ise (yani kan uyuşmazlığı varsa) kürtajdan sonra mutlaka iğne yapılmalıdır. Yapılan bu iğne bundan sonraki gebeliklerin sağlıklı olması açısından oldukça önemlidir ve kürtajdan sonra ilk 72 saat içinde yapılmalıdır.
  6. Kürtaj işlemi mikroptan arındırılmış ortamlarda (steril ortamda), genel (uyutularak) veya lokal (uyuşturularak) anesteziyle uygulanabilir.
  7. Eğer işlem genel anestezi altında olacaksa hastanın işlemden 4-6 saat öncesinden itibaren aç ve susuz olması istenir. Bunun amacı midenin boş olmasını sağlamak ve genel anestezi sırasında oluşabilecek bulantı sonrası kusmuğun akciğerlere kaçmasını engellemektir.
  8. Lokal anestezi ile kürtaj girişimi hasta tok iken de yapılabilir. Lokal anestezili girişim, hastanın rahim ağzı bölgesine yapılan uyuşturucu ilaçlarla işlemin yapılmasıdır. Bu yöntemle genel anestezi riskleri alınmamış olur ancak hastalar genel anesteziye göre bir miktar daha fazla ağrıyla karşılaşabilirler.
  9. Daha önce hiç doğum yapmamış veya sezaryen ile doğum yapmış hastalarda rahim ağzı kapalı olacağı için lokal anesteziye rağmen hasta bir miktar ağrı hissedebilir. O yüzden bu hastalarda veya psikolojik olarak bu işlemi tolere edemeyecek hastalarda sıklıkla genel anestezi tercih edilir. Genel anestezide hasta kesinlikle rahatsızlık hissetmez, bu durum hem hasta hem de doktor için konforludur. Genel anestezi tecrübeli bir anestezi uzmanı tarafından verilmelidir. Burada uygulanan genel anestezi, büyük ameliyatlardaki anestezi gibi değildir. İşlem süresi kısa olduğu için 3-5 dakikalık “sedasyon” adı verilen anestezi şeklidir ve damardan bir ilaç verilerek uygulanır. İşlem bitiminde hasta hemen uyanır ve evine gidip rahatlıkla günlük hayatına dönebilir.

KÜRTAJ NASIL YAPILIR?

  1. Kürtaj işlemi için hasta önce jinekolojik masaya yatırılarak muayene edilir. Daha sonra eğer genel anestezi uygulanacaksa bir anestezi uzmanı veya teknikeri tarafından yapılacak işlem ile ilgili olarak hasta bilgilendirildikten sonra kolundan damar yolu açılır. Bu, yanlızca bir iğne batması şeklinde son derecede rahat bir işlem olup belki de tüm girişim sırasında hissedilen tek ağrı olacaktır. Daha sonra anestezik bir ilaç damar yolundan enjekte edilerek hasta uyutulur.2. Rahim ağzının görülebilmesi için önce  “spekulum” denilen alet vajene yerleştirilerek “cervix” (rahim ağzı) görülür hale getirilir. Enfeksiyon riskini azaltmak için vagina ve rahim ağzı özel bir solüsyonla temizlenir. Rahim ağzı “tenekulum” veya ’’tek dişli’’ denilen bir aletle çekilerek rahmin düz bir konum kazanması sağlanır. İşlem lokal anestezi ile yapılacaksa bu aşamada rahim ağzının her iki yanına anestezik madde yapılır. Genel anestezi uygulanan hastalarda ise hasta uyuyor olduğu için buraya kadar anlatılan işlemlerin hiçbirini hissetmez ve hatırlamaz.
  2. Kürek tekniği ve vakum tekniği olmak üzere iki teknikle işlem gerçekleştirilebilir. Vakum tekniğinde; rahim ağzından içeri girilip vakumla gebelik materyalinin temizlenir. Kürek tekniği ise; kaşık şeklindeki aletlerle gebelik materyalinin alınmasıdır. Bu, artık çok kullanılan bir yöntem değildir. Vakumla alındıktan sonra, içeride vakumun ulaşamadığı bazı bölgeleri temizlemek için gerekli görülürse kaşık kullanılabilir. Günümüzde genellikle “vakum aspirasyon yöntemi” ile küretaj yapılmaktadır. Vakumun daha çok tercih edilmesinin sebebi, ileriye dönük anormallik bırakma ihtimalinin, yani travma riskinin daha az olmasıdır. Kaşıkla alındığında, rahmin iç dokusunun, yani bebeğin tutunduğu bölgenin tamamen alınmasından dolayı sonradan birtakım yan etkilerin ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir.
  3. Vakum yönteminde; karmen kanül adı verilen tek kullanımlık, steril, özel bir alet ile rahim ağzı geçilerek rahim boşluğuna ulaşılır. Eğer rahim ağzı bu küçük kanüllerin geçmesine izin vermeyecek kadar darsa “buji” adı verilen aletler yardımı ile rahim ağzı genişletilebilmektedir. Ama bu genişletme işlemine çoğunlukla ihtiyaç olmamaktadır. Bu kanül,” karmen aspiratörü” adı verilen ve vakum etkisi yaratan özel bir enjektöre bağlanarak rahim içindeki gebelik materyali aspire edilir (çekilir). Bu işlem rahim içinde parça kalmayıncaya kadar tekrar edilir. Kürtaj işlemi yaklaşık 3-5 dakikasürer. Gebelik haftası büyüdükçe işlemin süresi uzamakta ve kanama riski artmaktadır.
  4. Rahim içi temizlendikten sonra kullanılan karmen kanüller atılır ve rahim ağzını tutan tek dişli çıkarılır. Tek dişlinin çıkarıldığı yerde kanama varsa gazlı bez ile bastırılarak durdurulur. Vajen ve rahim ağzı tekrar özel bir solüsyon ile temizlenir ve spekulum çıkarılarak işleme son verilir.
  5. Hasta uyandırılmadan önce rahimde parça kalıp kalmadığı ultrasonografi ile kontrol edilir. İşlem sonrası hastanın rahatsızlık duymaması için ağrı kesici yapılır ve hasta uyandırılır. Buraya kadar yapılan işlemlerin hepsi ortalama 8-10 dakikasürmektedir.

KÜRTAJ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN VE MERAK EDİLEN DURUMLAR NELERDİR?

  1. Kürtaj eğer genel anesteziyle yapılmışsa ilk gün için biraz sersemlik hissi, bulantı, halsizlik gibi şikayetler genellikle birkaç saatten sonra azalacaktır.
  2. İşlem genel anestezi ile yapılmışsa işlemden yaklaşık bir saat sonra yemek yenilebilir. Yenilen ilk öğün hafif, az yağlı, tuzlu ve sıvı gıdalardan zengin olmalıdır. Çorba türü veya kahvaltı tarzı gıdalar ideal olabilir. Zaman içinde 3-4 saat sonra eğer bulantı yoksa normal gıdalarla beslenmeye geçilebilir.
    Doktor tarafından reçete edilen antibiyotik düzenli olarak kullanılmalıdır. Bu tedavi enfeksiyon riskini dolayısıyla rahimde ve tüplerde yapışıklık olma riskini azaltacaktır. Ağrı kesici ise lüzumu halinde kullanılabilir.
  3. İşlemden 1 hafta sonra yapılan ultrasonografi kontrolü ile rahimde parça kalıp kalmadığına bakılır.
  4. Kürtajdan sonra adet şeklinde kanama olabilir veya hiç kanama olmayabilir. Her iki durum da normaldir. Genel olarak beklenen kanamanın gittikçe azalarak devam etmesinden sonra kesilmesidir. Ancak adetten daha yoğun kanama olması durumunda mutlaka doktorunuz ile görüşmeniz gerekir.
  5. Adet sancısına benzer ağrılar 3-5 gün olabilir. Endişelenmeye gerek yoktur.
  6. Kürtajdan hemen sonra ayakta duş yapılmasının her hangi bir sakıncası yoktur. Ancak 2-3 hafta deniz veya havuza girmek enfeksiyon gelişmesi açısından risklidir.
  7. Genel olarak enfeksiyon oluşmaması için en az 10-15 süreyle ilişki önerilmez. Kürtajdan 2-3 hafta sonra ilişkiye girilmesinde sakınca yoktur.
  8. Düşük veya ölü bebek nedeniyle kürtaj yapılmışsa yeniden gebelik planlamadan önce en az 3 ay süreyle bir aile planlaması yöntemiyle korunma önerilir. Bu süre sonunda rahim kendini tam olarak toplayabilir.

KÜRTAJ OLAN BİRİ İLK ADETİNİ NE ZAMAN GÖRÜR?

İşlemden ortalama bir ay sonra adet görülür. Ancak işleme ve gebeliğe bağlı ilk adetinizde 7-10 günlük gecikme veya erken olması durumu olabilir. Bunun dışındaki durumlarda mutlaka doktorunuz ile görüşmeniz gerekir.

KÜRTAJIN RİSKLERİ NELERDİR?

Tecrübeli kişiler tarafından, steril koşullarda, uygun şeklide yapılan kürtajlarda risk yok denecek kadar azdır. Gebelik haftası büyüdükçe komplikasyon riski artmaktadır. Ayrıca kürtaj sırasında eskiden kullanılan metal küretler ile rahimin delinme ve zarar görme riski artmakta idi. Ancak günümüzde vakum aspirasyon tekniğinin daha çok kullanılması, işlem sırasında sterilizasyon kurallarına uyulması ve koruyucu antibiyotik kullanılması ile riskler oldukça azalmıştır.

Yapılan her tür cerrahi işlemin olabileceği gibi kürtajın da bir yan etkisi olabilir. En klasik yan etkiler rahmimin delinmesi,enfeksiyon ve kanama ortaya çıkmasıdır. Ancak bunlar seyrek rastlanılan komplikasyonlardır.

1- Enfeksiyon: Sterilizasyon kurallarına uyulmaması veya işlem sonrası hastanın önerilere uymaması (erken cinsel ilişki, havuza girilmesi, antibiyotiği düzenli kullanmama gibi) durumlarında enfeksiyon riski artar. Enfeksiyona bağlı rahimde yapışıklık ve tüplerde tıkanıklık riski artar. Bu da hastanın ilerde tekrar gebe kalma şansını azaltır. Ancak kurallara uyulması durumunda, enfeksiyon riski yok denecek kadar azdır.

2-Rahimin delinmesi (perforasyon): Dikkatsizce yapılan sert bir hareketle rahim kolayca delinebilir. Özellikle rahmi ters olan veya aşırı öne eğimli olan hastalarda risk daha fazladır. Böyle durumlarda, rahmin duruşunu  hassasiyetle belirleyip, plastik kanülü aşırı zorlamadan rahim ağzından geçirmek gerekir. Tüm çabalara rağmen rahim ağzından geçilemediyse; rahim ağzını açıcı ilaç verilerek işlemi başka bir tarihe ertelemek hem hasta hem de doktor için daha güvenli bir seçenektir. Rahim olası müdahalelerle delinerek, karın boşluğunda rektum, mesane, bağırsak gibi alanlara kan akışı olabilir. Bu durumda mesanede, bağırsak ve rektumda kalıcı hasarlar ortaya çıkabilir. Kürtaj yapılırken rahim delinmesi tespit edilirse, operasyon hemen sonlandırılarak hasta müşahede altına alınır. Kanama yoksa küçük bir müdahale yapılarak, oluşan delik kapatılır ve hasta gözlem altına alınır.

3-Gebeliğin devam etmesi: Gebeliğin tam olarak tahliye edilememesi rahime ait anatomik değişikliklerden veya gebeliğin çok erken bir haftada tahliye edilmesi durumlarına bağlı olabilir. Genellikle önerilen Kürtaj işleminin en erken gebelik kesesi ultrasonografi ile görünür hale geldikten sonra yani; son adete göre 5. gebelik haftasından sonra yapılmalıdır. Eğer gebelik kesesi ultrasonografide görülemiyorsa kürtaj 1 hafta sonraya ertelenmelidir. İşlem yapılmadan önce gebelik mutlaka ultrason yardımıyla rahim içinde görünebilir durumda olmalıdır. Erken yapılan kürtajlarda dış gebelik farkedilmeyebilir veya kese çok küçük olduğu için vakum ile alınamayabilir.

4-Parça kalması (rest plasenta): Doktor veya hastaya ait faktörler (rahimde perde olması vs gibi) nedeniyle kürtaj sırasında rahimde parça kalabilir. Tedavi edilmediği taktirde kanama ve enfeksiyona yol açabilir. Rahim içinde parça kalması rahim kasının tam olarak kasılmasını önleyerek kanamaya sebep olabilir. Bazen parça kalmasına bağlı kanamalar, işlemden birkaç gün sonrasından itibaren de başlayabilir. İşlemden sonra hastanın normalden fazla, yoğun kanaması varsa veya kanaması çok uzun sürdüyse bu durumdan şüphelenilmelidir. Kürtajdan hemen sonra ve 1 hafta sonra bakılan ultrasonografi ile bu durum kolayca farkedilir. Eğer yapılan ultrasonografide rahimde parça kaldıysa; ya tekrar kürtaj yapılır ya da parçayı vücudun kendisinin atması için rahim kasıcı ilaç verilir.

5-Rahim içinde yapışıklık olması (Asherman Sendromu): Oldukça nadir görülen ancak ciddi bir komplikasyondur. Kürtaj sırasında rahim içinin gereğinden fazla ve sertçe kazınması sonucu veya enfeksiyon gelişmesi sonucu oluşur. Rahimin iç tabakası (endometrium) zarar gördüğü için rahim içinde yapışıklıklar oluşur. Hasta kürtajdan sonra adet görememe veya adetlerinde azalma şikayeti ile başvurur. Bebeğin yerleşeceği rahim iç duvarı dokusu zarar gördüğü için gebe kalamamaya veya tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Günümüzdeki tedavisi; histeroskopi ile rahim içindeki yapışıklıkların açılması ve ardından rahim dokusunu yenileyecek hormonal ilaçların kullanılması şeklindedir. Kök hücre tedavileri de umut vadetmektedir.

6- Kürtaj sırasında ve sonrasında fazla miktarda kanama olması: Bu sorun genellikle gebeliğin iyice büyümüş olduğu durumlarda uygulanan kürtaj sonrasında görülür. Büyük gebeliklerde bebeğin eşi (plasenta) rahme daha fazla sayıda noktadan bağlı olduğundan, kanama miktarı fazla olmaktadır.

Kürtaj sırasındaki kanamaların bir kısmı ise “atoni” dediğimiz rahim içeriğinin boşaltılması sonrası rahim kasının iyi şekilde kasılamaması durumuna bağlıdır. Özellikle büyük gebeliklerde ortaya çıkan bu durum damar yolundan verilen bazı ilaçlar ve rahime yapılan masajlarla düzeltilebilir. Kanama, rahim kasının (myometrium) kasılması ile sonlanacaktır.

7-Anesteziye bağlı problemler olabilir.

Tüm bu problemlerin oluşma şansı, işlemin tecrübeli kişiler tarafından dikkatli ve hijyenik ortamlarda uygulanmasıyla yok denecek kadar azdır.

KÜRTAJ OLAN BİRİ NE KADAR SÜREDE İYİLEŞİR?

Kürtaj işlemi sonrası hastayı genel anestezinin etkisinin geçmesi için bir saat gözlem altında tutmak gerekir. Daha sonra günlük hayatına dönebilir.

İŞLEM SONRASI NE ZAMAN SPİRAL TAKILABİLİR?

Spiral uygulaması kürtaj işleminin hemen sonrasında aynı seansta uygulanabileceği gibi işlemden bir ay sonra normal adet döneminde de yapılabilir.
Spiralin normal şekilde takılabilmesi için rahim ağzında yara (erozyon) veya iltihap (cervicit) bulguları olmamalıdır. Eğer ki bu bulgular varsa önce onların tedavisi sağlanmalıdır.  Ayrıca kişilerde daha önceden nedeni belirsiz adet düzensizlikleri veya kasık ağrıları da olmamalıdır.

BAKARETE ZARAR VERMEDEN KÜRTAJ YAPILABİLİR Mİ?

Bir genç kız bakire olduğu halde yani partneri ile tam bir birliktelik yaşamaksızın (sürtünmeyle) hamile kalabilir. Çünkü spermlerin yüzme yetenekleri bulunmaktadır.

Çok nadir görülen bu durumdan sonra kişilerin aklına gelen ilk soru ise “kızlık zarına zarar vermeksizin kürtaj işleminin yapılıp yapılamayacağıdır”.

Bu sorunun yanıtı ise kızlık zarının anatomik yapısında saklıdır. Yani, kızlık zarı (hymen) yüksek kenarlı yapıda değil de alçak kenarlı ve duhule müsait ise kızlık zarı bozulmaksızın kürtaj işlemi yapılabilmektedir.

KÜRTAJ OLAN BİRİ YENİDEN HAMİLE KALABİLİR Mİ?

Kürtaj yaptıran birinde çok büyük olasılıkla tekrar hamile kalmasında problem çıkmaz. Nadiren kürtajın bir komplikasyonu olduğu durumlarda; rahimde delinme, enfeksiyon, enfeksiyona bağlı olarak tüplerin tıkanması, rahim içinde yapışma durumlarında ise hamile kalmakta zorluklar yaşanabilir.

Bu durumlarda ise tedaviden sonra hamilelik mümkün olabilir. Kürtaj, uygun olmayan koşullarda yapıldıysa, rahim ağzını, rahim içini tahriş edici uygulamalar yapıldıysa, ileride düşük ihtimalini artırıcı sebepler ortaya çıkabilir. Bu da nadiren rastlanılan durumlardandır. Kürtaj yaptırmanın belli bir sınırı yoktur, ancak mümkün olduğu kadar az yaptırmak gerekir. Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir.

KÜRTAJA ALTERNATİF BİR DÜŞÜK HAPI VAR MIDIR?

Kürtaja alternatif olması amacı ile dünyada halen deneysel çalışmalarda kullanılan “düşük hapı” henüz dış piyasaya sürülmemiş ve ülkemizde de bulunmamaktadır.

Adet gecikmesi durumunda kullanılan söktürücü iğne veya haplar ise bir gebeliğin oluşması durumunda hiç bir etki yaratmaz ve adet görmeye sebep olmaz.  Adetin sökülmesi amacı ile alınan bu tür ilaçlar boş yere vücuda yüksek dozda hormon yüklenmesine sebep olur.Halen bir gebelik tespit edilmesi durumunda yapılacaklar kürtaj olmak veya doğurmaktır.